Gıda üretiminde biyolojik çeşitliliğin önemi

Biyolojik çeşitlilik belirli bir ekosistem içerisinde yaşayan farklı canlılar bütününü ifade eder ve genellikle sağlıklı biyolojik sistemlerin önemli bir kıstası kabul edilir. Gıda üretiminde biyolojik çeşitlilik sağlandığında, virüs, mantar gibi zararlılar farklı türler üzerinde etkili olamaz veya adaptasyon geliştirmek zorunda kalır. Tersi durumda ise, hastalıklar hızlı ve geniş kapsamlı şekilde yayılarak büyük felaketlere yol açar. Bunun belki de en bilineni, patates kıtlığı olarak da anılan, İrlanda'da 1845 yılında başlayıp 7 yıl süren kitlesel açlık, hastalık ve göç dönemidir. Bu olayları tetikleyen şey, genetik olarak birbiriyle eş patateslerin ekildiği alanların geneline hızla yayılan bir mantar hastalığının, patatesleri hasat edilemez hale getirmesi idi.
19. yüzyılda Fransa’daki üzüm bağlarının %40’ını yok ederek Avrupa şarap imalatını çökerten salgın, 1970’te Güney ABD’de yaşanan mısır yaprağı küfü (SCLB) afeti, 1990 yılında Tayland’daki pirinç ekim alanlarını tahrip ederek 400 milyon dolar değerinde zarara yol açan çekirge baskını da bunlara örnek verilebilir.
2018 yılının sonbaharında Türkiye’deki domates üreticilerinin büyük çoğunluğunun etkilendiği bir olay da yaşandı. Domates güvesi olarak da bilinen tuta isimli hastalık tek tip üretim nedeniyle ülke genelindeki farklı domates tarlalarını sardı ve hasatlar zayi oldu.
1940’larda başlayan, 1960’larda yeşil devrim olarak anılan süreçte ivme kazanan endüstriyel tarım uygulamalarının parçası tek tipleşmiş tohumlar, petrokimyasal türevi zirai ilaçlar, suni gübreleme ve makine kullanımı bir dizi çevresel sorunu da beraberinde getirdi. Doğal ekosistemlerin yok olması, akarsular ve diğer su kaynaklarının çeşitli kimyasallar bakımından kirlenmesi, otlar, mantarlar ve haşere üzerinde kullanılan ilaçların zararlı etkileri, toprak erozyonu, toprağın zengin niteliğinin yitirilmesi, su krizleri oluşması gibi...
Yerel tohum yasağı ve dünyadan örnekler
Tek tipleşmiş tohumlar, biyolojik çeşitliliği sağlayan yerel tohumların ve bu tohumları işlemeyi sağlayan yerel bilgilerin kaybolmasına neden oldu. Çin’de 1940’larda sayılabilen 10 bin buğday çeşidi 30 sene içerisinde bin adede kadar düştü. ABD’de sebze ve tahıl çeşitlerinin pek çoğu, %95’lere varan oranlarda ortadan kalkmış durumda. BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 150 ülkede gerçekleştirdiği araştırmasına göre, son yüzyılda dünyadaki tarımsal biyolojik çeşitliliğinin yaklaşık %75’i kayboldu. Türkiye’de 2006 yılında uygulamaya konan, yerli tohum satışını yasaklayarak yalnızca takasını serbest bırakan regülasyon da bu anlamda olumsuz bir adım olarak tanımlanıyor.
Yerel tohumlar, bulundukları coğrafyanın iklimine ve toprağına binlerce yıldan bu yana uyum sağlamış, sayısız çiftçi tarafından birikimli bir kültürün eseri olarak günümüze ulaşmıştır. En önemli özellikleri, susuzluk, hastalıklar, böcekler ve iklimdeki beklenmedik değişimlere karşı dirençli olmalarıdır. Tek tip hibrit tohumlarla yapılan üretimin aksine, sürekli sulama, kimyasal müdahale ve benzeri müdahalelere ihtiyaç duymazlar.
Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin son yılı
Birleşmiş Milletler, 2010-2020 arasındaki süreyi “Biyoçeşitlilik Onyılı” ilan ederek, bu konuya ilgi çekti. Tarımda biyolojik çeşitlilik ile ilgili çalışmalar, salgınların önüne geçilerek gıda güvenliğinin sağlanması, insani bakımdan refahın ve kültürün korunması ve aynı zamanda ekinlerin kaybolan besin değerlerinin yeniden kazandırılması için büyük önem taşıyor. Sadece gıda değil, barınma, giyinme ve tıbbi ihtiyaçlarımız bakımından da biyolojik çeşitliliğin önemini unutmamak gerekiyor.
Kaynakça
Viyana Teknik Üniversitesi, Ecology and Sustainable Development, Dr. Manfred Grasserbauer (2008)
https://www.essedra.com/tr/
http://tayfunozkaya.com/?page_id=407
http://tayfunozkaya.com/?page_id=231
https://www.ihavideo.com.tr/Video/Detay/1137432-domatesi-tuta-hastaligi-vurdu
http://bugday.org/portal/haber_detay.php?hid=5847
http://www.fao.org/docrep/007/y5609e/y5609e02.htm
10.03.2019
İLGİLİ ÜRÜNLERİMİZ
-
Kuzu Kuyruk Yağı (250gr) - Etin En İyisi
Kuzu kuyruk yağı, Etin En İyisi, Eskitadinda.com'da. Kıvırcık cinsi otlak kuzularının kuyruk yağından kemiksiz olarak kuşbaşı doğranmış şekilde...
215 TL -
Eşek Sütü Sabunu (1 adet) - Elif Candar
Elif Candar'ın tüm katkısız ürünleri Eskitadında.com'da. Eşek sütü sabunu cildin genç kalması ve eski görünümüze kavuşması için tercih...
158,69 TL -
Köy Leblebisi (250gr)
Datça Murat Çiftliği'nin tüm katkısız ürünleri Eskitadında.com'da. Kuruyemiş dendiğinde akla ilk gelen isimlerden biri olan Leblebi Denizli’nin Serinhisar...
112,5 TL
BENZER YAZILAR
-
Balda en sık görülen hileler nelerdir?
Bal, en saf besin maddelerinden birisi olması nedeniyle her daim en kıymetli gıdalar arasında yer almıştır. Bunun yanı sıra, bal üretiminde emek gerektiren süreçler ve buna bağlı yüksek fiyatlar nedeniyle hileye en çok başvurulan gıdaların başında gelmektedir.
-
Yerli, hibrit ve GDO’lu tohum nedir?
Son birkaç yıldır ülkemizde en çok tartışılan konulardan biri gıdaların tohumlarının doğallığı. Yerli tohum, hibrit tohum ve GDO’lu tohum olarak sınıflandırılan tohum çeşitlerini bu yazımızda inceleyeceğiz.
-
Zamanın eskitemediği lezzet ve sağlık: Ekşi Maya
Un ve su kullanarak ekmek yapmanın en ilkel yolu olan ekşi maya, tarihi Eski Mısırlar’a dayanan binlerce yıllık bir geçmişe sahip ekşi mayalı ekmekler hala günümüzde sağlıklı besin maddelerinden biri olarak sofralarımızda yer almaktadır. Özellikle günümüzde içeriği beyaz un ve hazır mayalarla yapılan beyaz ekmekler uzak durmamız gereken besinler listesinin başlarında yer alırken atalık tahıllarla hazırlanan ekşi mayalı ekmeklerin değeri daha da bir artmaktadır. Peki, nedir bu ekşi maya, nasıl yapılır ve insan sağlığı için faydaları nelerdir?
YORUMLAR